ABD Ağustos Eyalet İstihdam İstatistikleri: Ulusal Ortalamayı Müşteri Bölgesindeki Talep Olarak Okumaktan Kaçınma Yolları

Invest
Görüntülenme 3

ABD genelinde işsizlik oranının istikrarlı olduğuna dair haberler, ABD'de müşterileri bulunan küçük ekiplere de rahatlama sağlayabilir. Ancak yalnızca ulusal ortalamaya bakarak belirli bir bölgedeki ödeme dönüşüm oranını veya işe alım zorluğunu açıklamak güçtür. Bu hafta, 18 Eylül'de açıklanan Ağustos ayı eyalet istihdam istatistiklerini müşterilerin bölgesel dağılımıyla bağlantı kurarak inceliyoruz.

Bölgesel istihdamı operasyonel sorulara dönüştürme adımları: Ulusal göstergeler, müşteri bölgesi, sektör dağılımı, gerçek gelir teyidi.
Bölgesel istihdamı operasyonel sorulara dönüştürme adımları: Ulusal göstergeler, müşteri bölgesi, sektör dağılımı, gerçek gelir teyidi.

BLS verilerine göre Ağustos ayında işsizlik oranı 8 eyalette ve Washington D.C.'de gerilerken, 42 eyalette istikrarlı kaldı. Ulusal işsizlik oranı bir önceki ayla aynı kalarak %4,1 oldu. Burada 'istikrarlı' ifadesini her bölgedeki durumun aynı olduğu veya değişimin kesinlikle sıfır olduğu şeklinde yorumlamamak önemlidir.

Birbirinden farklı iki istihdam göstergesini ayırt etmek gerekir

Aynı bültende, tarım dışı bordrolu istihdam 4 eyalette artış gösterirken, 46 eyalet ve D.C.'de genel olarak değişmedi. İşsizlik oranının düştüğü bölge sayısı ile bordrolu istihdamın arttığı bölge sayısının aynı olmaması, bültenin çelişkili olduğu anlamına gelmez. Çünkü ölçülen hedefler farklıdır.

BLS metodolojisinde işsizlik oranı, iş gücü içerisindeki işsizlerin oranıdır. Bireyleri temel alan hanehalkı verileri ile iş yerlerindeki pozisyonları inceleyen veriler aynı sayı olarak ele alınmamalıdır. Yalnızca orandaki değişimden yola çıkarak yeni iş pozisyonu sayısını veya bireylerin gelirindeki değişimi doğrudan çıkarsamak mümkün değildir.

İstatistiki istikrar, bireysel işletmelerin istikrarından farklıdır

Eyalet düzeyindeki bültenler, değişimlerin istatistiki anlamlılığını dikkate alır. Dolayısıyla sayılar bir miktar değişmiş olsa bile anlamlı bir fark olarak sınıflandırılmayabilir. Tablodaki ufak hareketleri bir sıralama yarışı gibi dizip en çok gelişen eyaleti seçme yöntemi belirsizlikleri yok sayabilir.

Aksine, geniş kapsamlı göstergeler istikrarlı olsa bile belirli sektörler veya müşteri grupları zorluk yaşayabilir. Bir bölgedeki toplam istihdam, birçok sektörün bir araya gelmesiyle oluşan bir sonuçtur. Ekibin sattığı ürünün müşterilerinin hangi sektörde yer aldığını kontrol etmezseniz, bölgesel istatistikler ile şirketinizin gelirleri arasındaki bağlantı zayıflar.

Sorulara müşterilerin bulunduğu bölgelerden başlayın

Buradaki içerikler istatistiğin doğrudan bir sonucu değil, operasyonlara yönelik bir yorumlama çerçevesidir. ABD satışlarının tamamını tek bir bütün olarak görmek yerine, yasal olarak halihazırda elinizde bulunan toplulaştırılmış verilerle öncelikle ana müşteri bölgelerini ve sektörleri belirleyin. İstatistikleri daha iyi okumak adına gereksiz yere yeni kişisel konum verileri toplamanın bir gereği yoktur.

Örneğin müşterilerin çoğunluğu belirli bir bölgedeki küçük işletmelerden oluşuyorsa, ulusal istihdam yerine o bölgenin ve sektörün eğilimlerini birlikte incelemek çok daha ilgili sonuçlar verir. Ancak bu da nihayetinde bir varsayımdır. Gerçek yenileme oranları, gelen taleplerin içerikleri, ödeme hataları ve iptal nedenleri ayrıca kontrol edilmelidir.

Gelir ve işe alım farklı kararlardır

İstihdam göstergelerini okuyup reklam bütçesi ile işe alım planını aynı anda değiştirmek, hangi kararın etkili olduğunu ayırt etmeyi zorlaştırır. Taleple ilgili endişeler varsa öncelikle dönüşüm oranlarını ve mevcut müşteri tutundurma akışını incelemek; işe alımda zorluk yaşanıyorsa başvuru sahibi profilini ve pozisyon bazında işe alım sürelerini gözden geçirmek gibi soruları ayrıştırmak daha sağlıklıdır.

Varsayımsal bir küçük ölçekli hizmet belirli bir bölgede yenileme oranlarında düşüş görse bile, bunun nedeninin iş gücü piyasası olduğu kesin olarak söylenemez. Ürün değişiklikleri, fiyatlandırma, ödeme yöntemi sorunları ve mevsimsellik de olası açıklamalardır. Makro göstergeleri kesin bir yanıt sunan kaynaktan ziyade, incelenecek kapsamı daraltan arka plan verileri olarak kullanmak daha güvenlidir.

Bir sonraki bültene kadar tutulması gereken kayıtlar

Karşılaştırma tablonuza gözlem ayını, yayımlanma tarihini, mevsimsellikten arındırılıp arındırılmadığını, gösterge tanımlarını ve daha sonraki revizyonları mutlaka not edin. Bugün gördüğünüz sayıları gelecek ayın en güncel değerleriyle karşılaştırırken aynı ölçütlerin kullanıldığını doğrulamak için bu gereklidir. Farklı ayları veya düzeltme yöntemlerini birbirine karıştırmak, gerçekte var olmayan bir eğilim yaratabilir.

Resmî tablolarda anlamlı değişimler ile sayısal değişimleri birbirinden ayırın ve şirket içi metrikleriniz için yeterli bir gözlem süresi belirleyin. Tek bir günün veya küçük bir müşteri örnekleminin dalgalanmalarını uzun vadeli bir eğilim olarak adlandırmaktan kaçınmak gerekir. Birden fazla verinin aynı yönü işaret ettiğini doğruladıktan sonra, küçük deneylerle yargılarınızı test edebilirsiniz.

Ulusal verileri okuduktan sonra geriye kalanlar

Bu bültende doğrulanabilecek gerçek, bölgeler arasındaki değişimlerin homojen olmadığıdır. Bu, belirli bir eyaletteki varlık fiyatlarına veya kurumsal kârlılık beklentilerine doğrudan bağlanacak bir dayanak değildir. Bu yazı, topluluk anketleri veya piyasa mutabakatına dayalı tahminler sunmamaktadır.

Küçük bir ekibin bu hafta yapması gereken şey, müşteri bölgeleri ve sektörleri özelinde sorular belirlemek ve ilgili resmî tablolar ile şirket içi toplulaştırılmış göstergeleri yan yana kontrol etmektir. Bu makale yalnızca bilgilendirme ve ekonomik analiz amacıyla hazırlanmış olup bireysel yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.

Kaynaklar